Şu kriter için arama sonuçları: Histerektomi

Endometriyal hiperplazi tedavisinde opsiyonlar

Endometriyal hiperplazi nedeni olarak eksojen östrojen tedavisi ya da endojen östrojen fazlası saptanırsa öncelikle östrojen kaynağı ortadan kaldırılmalıdır. Endometriyal biopsi sonucunda histo-patolojik olarak anormal endometriyal proliferasyon gösteren bir lezyon ortaya çıkmışsa; klinisyenin 3 tedavi seçeneği mevcuttur: 1. Progestin tedavisi (Ağızdan , Enjeksiyonla veya Progesteron Salgılayan RİA – Mirena’da düşünülebilir) 2. Endometrial Ablasyon 3. Histerektomi Eğer … Okumaya devam et Endometriyal hiperplazi tedavisinde opsiyonlar

ENDOMETRİAL HİPERPLAZİLERDE TEDAVİ

Ofis aspirasyon biopsileri endometriyal hiperplazi ve kanser yönünden risk altındaki tüm hastalara uygulanmalıdır. Bu konuda hastanın yaşı değilde kontrolsuz sadece östrojenik etki altında kaldığı süre önemlidir. 20 yaşlrında ve hatta daha genç kadınlarda bile endometriyal kanser gelişimi olabilir. Atipisi olmayan basit ve kompleks endometriyal hiperplazi olguları konservatif olarak tedavi edilebilir çünkü adenokarsinoma ilerleme oranları oldukça … Okumaya devam et ENDOMETRİAL HİPERPLAZİLERDE TEDAVİ

Endometrial hiperplazide Tanı ve Tedavi

Endometrial Biyopsi, anormal vajinal kanamaların değerlendirilmesi için yapılan bu işlem ile rahim içini döşeyen dokudan örnek alınır. Bu işlem ile elde edilen hücrelerin patolojik incelemesi endometrial hiperplazi, endometrial kanser, polipler ve infertilite tanısında önemlidir. Genellikle lokal anestezi ile yapılan bu işlemde serviksten (rahim ağzından) yönlendirilen bir küret veya pipel aracılığı ile rahim içini döşeyen hücrelerden … Okumaya devam et Endometrial hiperplazide Tanı ve Tedavi

Gebelikte Serviks Kanseri Tedavisi

İntraepitelyal neoplazili gebelerin tedavileri dikkatli takiple postpartum döneme bırakılabilir. Bu hastalar vaginal doğum yapabilirler. Bu tür hastaların bazılarında postpartum 6. haftada yapılan muayenelerinde hastalığın kaybolduğu görülebilir. Bu durumun spontan regresyon ya da travmatik epitel kaybından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ancak hastalık postpartum dönemde sebat edebilir ve hatta %10-15’inde progresyon gösterebilir. Gebelikte invazif serviks karsinomunda tedavi gebelik göz … Okumaya devam et Gebelikte Serviks Kanseri Tedavisi

Serviks kanserinde primer tedavide cerrahinin bazı avantajları vardır

Serviks kanserinde klinik evreleme ile cerrahi evreleme arasında yaklaşık %20-25 kadar bir yanılma payı mevcuttur. Cerrahi tam bir evreleme yapılmasına olanak sağlayacak ve adjuvan tedavi alması gereken hastaların belirlenmesinde çok yararlı olacaktır. Premenopozal kadınlarda cerrahi tedavi ile over dokusu korunabilir. RT ile bu şans yoktur. Adjuvan RT alabilecek olgularda over parakolik bölgeye yerleştirilebilir. Böylece RT’den … Okumaya devam et Serviks kanserinde primer tedavide cerrahinin bazı avantajları vardır

Mikroinvazif Serviks Karsinomu

Serviksin invazif karsinomunda lenf nodu metastaz riski stromal invazyon 3 mm. den fazla olduğunda ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu 3 mm. lik alan kritik bir önem taşır. 3 mm’den sonra lenfatik metastaz oranındaki artış bazı otörlerce lenfavascüler alanın bu mesafeden itibaren başlamasına bağlansada, 3mm den daha az stromal invazyon olduğu halde lenfovasküler alan tutulumu olabilmektedir. … Okumaya devam et Mikroinvazif Serviks Karsinomu

Kompleks atipili endometrial hiperplazi sorunu

Küretajında kompleks atipili hiperplazi saptanan olguların % 17-43’ünde histerektomide iyi diferansiye adenokarsinom saptanmaktadır . Bu nedenle küretajda ayırıcı tanıyı iyi yapmak gerekir. Literatürde karsinom tanısı için gerekli olan stromal invazyonu belirlemek için değişik araştırmacılar değişik kriterler koymuşlardır. Bu kriterleri özetleyecek olursak; adenokarsinomlarda hücresel malignite bulguları, nükleer polarite kaybı, kribriform paternli intraglandüler proliferasyon, stromasız intraglandüler proliferasyon, … Okumaya devam et Kompleks atipili endometrial hiperplazi sorunu

Servikal intraepiteliyal Neoplazi – Tarihçe ve yaklaşımlar

Yaklaşık yüzyıldır serviksin skuamöz hücreli karsinomuna histolojik ve sitolojik olarak benzeyen ancak stromal invazyon yapmayan lezyonların varlığı bilinmektedir. Zamanla bu prekürsör lezyonların (CIN) tedavisi ile servikal kanserlerin önlenebileceğinin farkına varılmıştır. Bu düşünce servikal kanser ile ilgili sitolojik tarama programlarının gelişmesine temel oluşturmuştur. 1940-1970 yılları arasında birçok kuruluşta servikal intraepitelial neoplazi olgularında histerektomi uygulanmıştır. Reagan 1956 … Okumaya devam et Servikal intraepiteliyal Neoplazi – Tarihçe ve yaklaşımlar